Merhaba ben Semra. Şehrin en hareketli yolu E-5’in hemen yanı başında, Ambarlı sahilinin loş ışıklarına bakan bir odada, pencereyi aralayıp dışarıdaki ışıkları izlerken seni bekliyorum. Denizin serin esintisiyle karışan sıcak tenimin kokusu odanın içinde dolanırken, senin bakışların sırtımdan aşağı inene kadar hiçbir şey söylemeden izliyorum seni. Marmara Üniversitesi’nin gece lambaları uzakta titrerken, sadece bedenimin sana nasıl tepki vereceğini merak ediyorum.
Cihangir’in dar sokaklarından geçip geliyorsan ya da Firuzköy’den arabayla dönüyorsan, fark etmez. Kapıyı açtığımda gözlerimi kaçırmadan sana bakıyorum, çünkü senin 50’nin üzerinde bir erkek olman benim için tek kural. Gençlik telaşı değil, ağır adımlarla yaklaşan bir adamın dokunuşunu istiyorum; o ağır, kontrollü ve her santimi hissettiren bir temas. İstersen Denizköşkler’in sessiz otellerinden birinde de buluşabiliriz, önemli olan senin yaşın ve benim seni ağırlamak istemem.
Şimdi odanın kapısı aral…
