E-5'in ıslak asfaltından Cihangir yönüne doğru yürürken, saçlarım yağmurla yapışmış tenime, kısa bir elbiseyle ilerliyorum. Avcılar'ın gece lambaları altında tenimin ısısı cildimi kaplıyor; parmaklarım ince kumaşın altından kayıp bedenimin kıvrımlarını hatırlatıyor.
Otele vardığımda asansör kapıları kapanır kapanmaz ellerim belimde dolaşıyor, ısınan tenimle dokunuşumun etkisi kendini gösteriyor. Denizköşkler'den gelen yağmur sesi dışarıda kalıyor, içeride sadece tenimin sıcaklığı ve bedenimin hareketleri konuşuyor. Her temasımda ritim yavaşlıyor, sonra hızlanıyor; yumuşak derimin altında kaslarım gerilip gevşiyor.
Avcılar'ın bu yağmurlu gecesinde, otele geldiğim an dokunuşumla seni sarmak benim tek planım.
